Ulusal sınırları hesaba
katmaksızın dünyada meydana gelen teknolojik değişiklikler
insanları bir araya getirmektedir. Yazının icadından bu yana,
belkide 9,000 veya 10.000 yıl önce, dünya üzerindeki bazı
yerler, farklı kültür, uygarlık ve dinler arasında oluşan
yakın ilişkilere sahne olmuştur.
Gerek ilk çağ medeniyetlerinin Anadolu'da gelişmesi gerekse
Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde havarilerin ortaçağda ise
Musevilerin bulundukları ülkelerde karşılaştıkları ağır baskı
ve yok etme politikaları sonucu, bu topraklara sığınmış olmaları
Türklerin kendi dini olan İslamiyet'e ait eserlerin yanı sıra
çok sayıda sinagog ve kilisenin Anadolu'da yer almasına neden
olmuştur.
Milletimizin İslami anlayış paralelinde derin saygı ve hoşgörü
içerisinde günümüze kadar ulaşan bu eserler Türkiye'yi diğer
ülkelerden daha avantajlı duruma getirmektedir.
İnsanların devamlı ikamet ettikleri, çalıştıkları ve her zamanki
olağan ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerin dışına, dini
inançlarını gerçekleştirmek inanç çekim merkezlerini görmek
amacıyla yaptıkları turistik amaçlı gezilerin turizm olgusu
içerisinde değerlendirilmesi İnanç Turizmi olarak tanımlanabilmektedir.