OTELLER CITY GUIDE ACENTA & RENT A CAR MAĞAZALAR
TÜRKİYE ILLER TÜRKİYEDE TURİZM TÜRK MUTFAĞI
KÜLTÜR MÜZELER KONSOLOSLUKLAR TURİZM INFOR.
YAŞAM İŞ HAYATI YAT & MARİNA HAVA DURUMU
SPOR ÖNEMLİ TEL. DÖVİZ KURU BİLGİLENDİRME
ULAŞIM HABERLER OYUNLAR İNSAN KAYNAKLARI
FORUM RADYOLAR SOHBET FOTOĞRAF GALERİSİ
REHBER BİZE ULAŞIN SİTE HARİTASI ANA SAYFA
 
K a t e g o r i
 
Devletin Yapısı
Atatürk
Tarih
Coğrafya
Nüfus, Dil, Din, Eğitim
Ekonomi
Bölgeler
Spor
Korunan Alanlar
Türkiye'den Renkler
Destinasyonlar
Turizm Sektörü
 
 
 
 

TÜRKİYE

TÜRKİYE  
DEVLETİN YAPISI  

Anayasa
Türkiye'de anayasal hareketler 19. yüzyılın ikinci yarısında başlamış ve ilk anayasa Kanun-i Esasi adıyla Osmanlı İmpratorluğu'nun son dönemlerinde, 1876 yılında kabul edilmiştir.
1921 Anayasa'sı Kurtuluş Savaşı yıllarında çıkarılan, savaş şartları ve gereklerinin mecbur kıldığı kuralları içeren ikinci anayasadır. Cumhuriyet döneminde üç anayasa çıkarılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk anayasası 1924'te, ikincisi 1961'de ve bugün yürürlükte olan üçüncü Anayasa da 1982 yılında kabul edilmiştir.
Tüm çağdaş demokrasiler gibi Türkiye Cumhuriyeti de kuvvetler ayrılığı ilkesini benimsemiştir. Anayasanın, devletin dayandığı

Alt Menüler
 
Anayasa
Devletin Temel Organları
Devletin Üniter Yapısı ve Yerel Yönetimler
Hukuk Düzeni
 

temelleri belirten ve Anayasa metnine dahil olan başlangıcında, kuvvetler ayrılığının devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmediği, belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı bir işbirliği olduğu vurgulanmıştır. 1924'te kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk anayasasında kuvvetler ayrılığı ilkesine yer verilmemiştir. Bu anayasada, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu belirtilmiş, ancak egemenliğin kullanılması parlamentoya bırakılmıştır. Bunun sonucu olarak, 1924 anayasasında, yasaların anayasaya aykırı olamayacağına yer verilmesine rağmen bunu denetleyecek organ, bir başka deyişle anayasa yargısı öngörülmemiştir. Ancak 1946 yılında çok partili hayata geçiş ve 1950 yılında yapılan demokratik seçimlerde iktidarın muhalefete geçmesiyle sorunların bitmediği anlaşılmış ve yasama meclisinin denetlenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Önce aydınlarca dile getirilen bu anlayış daha sonra siyasi partilerce de desteklenmiş ve 1961 anayasasında ilk kez kuvvetler ayrılığı ilkesi benimsenip, anayasa yargısı öngörülmüş ve Anayasa Mahkemesi anayasadaki yerini almıştır. Böylece yasaların anayasaya aykırı olamayacağı yolundaki hüküm işlerlik kazanmıştır.
Anayasaya göre egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Halk, egemenliğini anayasanın koyduğu ilkeler çerçevesinde seçimler yoluyla doğrudan; yetkili organlar eliyle de dolaylı yoldan kullanır. Egemenliği kullanan organlar yasama, yürütme ve yargıdır. Yasama yetkisi TBMM'nindir ve devredilemez. Yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından anayasa ve yasalara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir. Yargı yetkisi ise bağımsız mahkemelerce kullanılır.
Türkiye'de kuvvetler ayrılığı ilkesini hayata geçiren, hukuk devleti ilkesidir. Bu ilke, devlet ve toplum yaşamında hukukun üstünlüğünü sağlar. Yasama ve yürütme erklerinde bulunan güç, hukukun üstünlüğü ilkesi gereğince yargıyla sınırlanıp, dengelenir.
Yasama işlemleri ile yürütmenin eylem ve işlemleri yargı denetimine bağlı tutulur. Böylece devlet yönetiminde demokrasi sağlanır ve korunur. Anayasa bu düzeni sağlayıcı kurallarla donatılmıştır.
Bağlayıcı ve üstün nitelikte olan anayasa kuralları, yasama, yürütme ve yargı organlarını, yönetim ile diğer kişi ve kuruluşları bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Ayrıca normlar hiyerarşisi benimsenmiş; alt normların üst normlara aykırı olması engellenmiştir. Anayasa mahkemesi kararları, yasama, yürütme ve yargı organlarını, yönetimi, tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar ve bu kararlar iktidar işlemlerinin meşruiyet kaynağını oluşturur.
Anayasanın değiştirilmesi; anayasanın değiştirilemeyecek, hatta değiştirilmesi önerilemeyecek hükümleri vardır. Türkiye Devleti'nin bir Cumhuriyet olduğuna, devlet düzeninin dayandığı temellere, devletin üniter yapısına, bayrağın biçimine, İstiklal Marşı'nın millî marş, dilinin Türkçe, başkentinin Ankara olduğuna ilişkin hükümler, anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi önerilemez düzenlemeleridir.
Bunların dışındaki hükümler yönünden, anayasanın değiştirilmesinde nitelikli çoğunluk şartı öngörülmüş ve özel yöntem geliştirmiştir. Anayasada değişiklik yapılabilmesi için TBMM üye tam sayısının en az üçte birinin yazılı teklifinin bulunması, önerinin Meclis Genel Kurulu'nda iki kez görüşülmesi ve meclis üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oylama ile kabulü gereklidir.
Cumhurbaşkanı'nın anayasa değişikliklerine ilişkin yasaları bir kez daha görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderme ve halkoyuna sunma yetkisi vardır.

 


              
 
 
 
 
 
Hosting Sponsorumuz Livednshost Internet Technologies
Copyright © 2000-2002 Dosof.Tware. Her Hakkı Saklıdır.