Dünyamızdaki gelişen
teknolojilerin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı nedeni ile
ortaya çıkan olumsuzlukların, doğada neden olduğu çöküşü durdurmak
amacıyla doğayı ve doğal kaynakları koruma düşüncesi son zamanlarda
tüm dünyada hızla yayılmaktadır.
Dünya Tabiatı Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre, dünya
yüzeyinin % 5' inden fazlası korunan alan olarak ayrılmış
olup, koruma konusunda hassas olan ülkelerde bu oran %10 'lara
kadar çıkmaktadır.
Ülkemizdeki ulusal ve uluslararası seviyede olağan üstü özelliklere
sahip tabiat ve kültür varlıkları ile önemli savaşlarımızı
simgeleyen alanlarımızın koruma ve kullanma dengesi sağlanarak,
gelecek nesillere olduğu gibi miras bırakılmaları için değişik
statülerde korunan alanlar tesis edilmektedir. 1983 yılında
yürürlüğe giren yasa ile, Milli Parklar, Tabiatı Koruma Alanları,
Tabiat Parkları ve Tabiat Anıtları olmak üzere 4 koruma alan
tanımı ortaya konmuştur.